Ana Sayfa

9 Aralık 2014 Salı

Silverline ve Yağız İzgül ile “Hikayesi Tadında Yemekler”

Bugüne kadar teknolojik, fonksiyonel, şık ve çevreci ürünler ile mutfaklarımıza ulaşan Silverline, şimdi de “Hikayesi Tadında Yemekler" ile yine bizlerle.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

26 Kasım 2014 Çarşamba

LİMONLU KREMALI BRÜKSEL LAHANASI



Şu sıra lahana yemekleri yapmaya ağırlık verdim sanırım.
Bir önceki paylaşımım da lahana ama olsun :)))

Vişnapın geçenlerde paylaştığı, çerez gibi brüksel lahanaları bana çok cazip gelmişti.
Markete gittiğimde brüksel lahanalarını görünce hemen aldım ve bu hafta yaptım.
Bence çerez gibi ekşili ekşili yemesi keyifli bir yemek oldu.
Sofralarımızda meze olarak, et yemeklerinin yanında ya da atıştırmalık olarak kullanabileceğimiz
çok yönlü bir yemek isterseniz, deneyin derim...:)))


Malzemeler
500 gr brüksel lahanası
2-3 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı zeytinyağ
2-3 diş sarımsak
3-4 yemek kaşığı krema
yarım çay bardağı süt
yarım çay bardağı su
yarım limon suyu
tuz - karabiber
bir tutam maydonoz

Yapılışı
Brüksel lahanalarımızın diplerini kesip sarı yapraklarını ayıralım.
Bol suda iyice yıkayalım. Süzgeçe alıp süzdürelim.
Lahanalarımızı ortadan ikiye keselim. Sarımsaklarımızı küçük küçük doğrayalım.
Geniş kapaklı bir tavada tereyağ ve zeytinyağımızı eritelim.
Süzüp, kuruladığımız lahanalarımızı tavamıza alalım. Sarımsakları ekleyelim ve birlikte soteleyelim.
Çok harlı ateş olmasın lahanalarımız yanabiliyor.
Biraz diri kalmalı. Kremamızı bir tarafta çatalla biraz çırpalım.
Süt ve suyu karıştırıp biraz ılıklaştıralım. (ben mikrodalgada biraz ısıttım)
Ocağın altını kısalım ve krema, su ve süt karışımını ekleyelim. Tuzunu ve karabiberini ilave edelim.
Şöyle bir karıştıralım ve kapağını kapatalım. Kısık ateşte lahananın sosu biraz çekmesini sağlayalım.
Çok fazla kaynatmıyoruz. Limon suyunu ekleyelim.
Süzgeç kaşıkla ile tavadan alıp servis tabağına yerleştirelim. Krema sosundan biraz üzerine gezdirelim.

Üzerine maydonoz ile süsleyip servis edelim.
Afiyet olsun...




22 Kasım 2014 Cumartesi

SADE KAPUSKA


Lahana yemeği yani kapuska herkesin sevdiği bir yemek değil maalesef.....
Bizim evde sevilen bir yemek bir tek büyük oğlum dışında... Gerçi o sebze yemeği sevmiyor.
Kapuskayı her şekliyle severim ve yaparım. Daha önce ekşili bulgurlu şekliyle paylaşmıştım.
Şimdi sade şekliyle sizlere anlatayım, çok kolay ve pratik....

Malzemeler
Yarım orta boy lahana
4-5 adet sarımsak
1 adet irice kuru soğan
1'er yemek kaşığı dolu dolu
domates ve biber salçası (acı olursa daha iyi olur)
tuz- pul biber
zeytinyağ
sıcak su

Yapılışı
Lahanaları ince ince doğrayalım ve güzelce 1-2 su yıkayalım ve süzülmeye bırakalım.
Kuru soğan ve sarımsakları doğrayalım. Geniş bir tencerede zeytinyağ ile soğan,sarımsakları
hafifçe kavuralım. Salçaları ekleyip karıştıralım.
Lahanalarımızı da tenceremize alalım ve kavuralım.
Sıcak suyunu ve tuzunu ekleyip tencerenin kapağını kapatalım.
Çok fazla su koymayalım. Gerçi zevkinize göre suyu ayarlayabilirsiniz.
Kısık ateşte lahanalarımız yumuşayıp, pişene kadar pişirelim.
İsteğe göre acı pul biberimizi de ekleyip, servise hazırlayalım.
Afiyet olsun.....


14 Kasım 2014 Cuma

BUĞDAY RİSOTTO




Mutfakta artan malzemelerden yeni yemekler yapmayı seviyorum. Daha önceki paylaşımlarımda da
filizce tariflerim olmuştur. Şimdi tarifini yazacağım yemeğim de filizce bir yemek oldu.
Aşuremden kalan buğdayları önce çorba olarak değerlendirmek istedim ama mutfağa girince fikir
değişti:))) bakın neler yaptım...

Malzemeler
Dolu dolu bir tabak aşurelik buğday  (haşlanmış)
yarım su bardağı kadar karabuğday (haşlanmış)
1 adet orta boy kuru soğan
1 adet orta boy havuç
1 dolu yemek kaşığı domates salçası
1 su bardağı kadar sıcak su
zeytinyağ
tuz- karabiber - kuru nane

Yapılışı
Kalan buğdaylarımı tencereme aldım.
Domates salçası ile buğdayları biraz kavurdum.
Soğanı rondadan geçirdim.
Havucu rendenin ince tarafı ile rendeledim.
Malzemelerin hepsini tencereye ilave ettim.
Zeytinyağ, tuz,karabiber,kuru nane ile tatlandırdım.
Biraz kaynattım. Suyunu çok çektirmedim.
Hafif sulu bir kıvamda risotto oldu... tabi filizce bir risotto...:)))

Afiyet olsun....

13 Kasım 2014 Perşembe

KARABUĞDAYLI AŞUREM





Merhabalar,
Yurtdışında yaşamaya başladığımı bir çok arkadaşım biliyor.
İstanbul'da Arıköy'deki komşularımın aşure yapıp, 
birlikte yedikleri fotolarını facebookta, 
ig'te birçok bloggerın ve arkadaşlarımın güzel güzel aşurelerini görünce
bana yapmak farz oldu:)))
Hafta başı, yani pazartesi aşuremi yaptım.
Tarifini ancak bugün sizlerle paylaşmak için bilgisayarın başına oturabildim.

Çok sevdiğim bir tatlıdır aşure, iki sene önce ilk defa yapmıştım.
İlk tarifime buradan ulaşabilirsiniz.




Bu sefer aşuremi yine evde ne varsa o malzemelerle yaptım.
Ek olarak karabuğday da kullandım. 
Karabuğdayın çok faydalı bir tahıl olduğunu ve bir çok şekilde kullanıldığını
Sağlıklı Mutfak Sevgili Hilal'in sayfasından öğrenmiştim.
Yine karabuğdayı, aşurelik buğdayı İstanbul'dan gelirken
bavuluma atmıştım ve şimdi çok işime yaradı.:))



Malzemeler
2 su bardağı aşurelik buğday
1 su bardağı karabuğday
1 su bardağı nohut
1 su bardağı kurufasulye
1 kg toz şeker
1 su bardağı süt
Kaynar su (miktar veremiyorum)

1 su bardağı kuru kayısı
1 su bardağı kuru üzüm
1 adet kabuk tarçın
4-5 adet karanfil
6-7 adet kuru erik
2 adet elma
2 adet portakal kabuğu rendesi
2 adet nar
1 paket dolmalık fıstık
2-3 yemek kaşığı kavrulmuş susam
1 avuç yabanmersini
ceviz


Yapılışı
Aşure yapmak bütün malzemeler hazır olunca çok kolay.
Asıl zamanı malzemeleri hazırlamak alıyor.
Ben pazar akşamı malzemelerimi hazırlamaya başladım.
Buğdaylarımı iyice yıkadım ve tencereye aldım.
Üzerini geçecek kadar sıcak su ilavesi yapıp haşlamaya bıraktım.
Aşurelik buğday ve karabuğdayı ayrı ayrı tencerelerde haşladım.
Nohut ve kurufasulyede de aynı işlemi yaptım.

Karabuğday çok çabuk pişiyor, kullanacaksanız çok fazla haşlamayın.
Aşurelik buğday su çok seviyor, istedikçe sıcak suyu verin.
Buğday şişince haşlanmış demektir. Kalan suyu ile ertesi güne kadar beklettim.
Nohut ve kuru fasulyemizi haşlanınca suyunu süzdüm.
Sonra bir kaseye alıp salona geçtim ve bir güzel kabuklarını ayıkladım.
Dikkatinizi çekerim her ikisinin de:)))


Ertesi gün buğdayımızın daha da şiştiğini görüyoruz.
Ben bir yemek tabağı kadar buğdayı tencereden aldım çünkü 
1 bardak haşlanmış karabuğday ilavesi yaptım.
1 bardak karabuğdayı haşlayınca şiştiği için çoğaldı.
Hepsini kullanmadım. 1 su bardağı haşlanmış karabuğday kullandım.
Kuru kayısıyı küp küp doğradım ve bir kasede su içinde biraz beklettim.
Kuru üzümleri de tabii...
Buğdaylarımızı kaynatmaya tekrar devam ediyoruz. Suyunu ilave ediyoruz.
Çok büyük tencerem olmadığı için iki düdüklü tencereme buğdaylarımı 
paylaştırarak aşureme devam ettim.
Kayısı ve üzümleri beklettiğim suyu süzdüm
Ayrı bir tencerede kuru kayısılarımı çok az su ile biraz yumuşaması için pişirdim.
İçine çubuk tarçın ve karanfillerimi de ekledim.
Biraz yumuşayınca kuru üzümlerimide ekledim.
Buğdayların piştiğini kontrol edip, nohut ve kurufasulyemi ekledim.
10-15 dakika kaynattım.
Kayısı ve üzümlerimi ekledim. Çubuk tarçını içinden çıkarttım.
Diğer tarafta elmalarımı soyup, küp küp doğradım.
Portakalı rendeledim. Kuru eriklerimi küçük küçük doğradım.
Meyveleride aşureme atıyorum.
Aşuremiz bu arada kaynamaya devam ediyor, ara ara karıştırıyorum ki dibi tutmasın.
Koyulaşmaya başladı, güzel güzel portakal kokusu bütün mutfağa yayıldı:))
Şimdi bu sırada şekerimi de ilave ediyorum ve karıştırmaya devam ediyorum.
İki tencere olunca şeker ayarını da malzeme ayarı gibi göz kararı yapıyorum.
Biraz bir tencereye, biraz diğer tencereye....

Artık aşurem hazır aslında, sanki sulandı gibi oluyor...
Biraz kaynatıyorum ve 1 su bardağı sütümü de ekliyorum...
Süt rengini biraz açıyor o yüzden ekledim.
5 dakika daha kaynattım, karıştırdım ve ocağın altını kapattım.
Tencerelerin kapaklarını da kapattım ve 30 dakika kadar dinlendirdim.

Daha sonra kaselerime paylaştırdım.
Üzerini ceviz kırığı, nar, dolmalık fıstık ve kavrulmuş susam ile süsledim.
Aşure bekledikçe koyulaştı ve kıvamını aldı...
Susam kavurmamı sevgili blogger arkadaşım Vişnap önermişti,
iyi ki onu dinlemişim ve susam çok yakıştı ve tabii yiyenler tarafından çok beğenildi.:))

Aşurem fotoda görülen fincan ve kaselerin dışında  
5 kavanoz ve bir büyük kase olarak, burada birlikte güzel zaman geçirdiğimiz
arkadaşlarımızla paylaşıldı:)))
Allah kabul etsin, afiyetler olsun:)))



31 Ekim 2014 Cuma

ARPA ŞEHRİYELİ PİLAV



Herkesin bir pilav yapma usulü vardır. Ben kavurarak yapmayı biliyorum.
Annemden böyle gördüm, böyle devam ediyor.
Bazen çok güzel tutuyor bazen lapa gibi oluyor ama ben pilavı sevenlerdenim.
Her şekliyle.... :)))



Malzemeler
1 cupa büyük nescafe fincanı pirinç
Yarım çay bardağı arpa şehriye
1 yemek kaşığı dolusu tereyağ
1 kupa sıcak su
1 kupa sıcak tavuk suyu
1-2 yemek kaşığı kadar zeytinyağ
tuz

Yapılışı

Öncelikle pirincimizi bir güzel yıkayalım. Beyaz suyu bitene kadar yıkıyorum.
Pilav tenceremizde tereyağımızı eritelim. Arpa şehriyelerimizi ilave edelim.
Kısık ateşte tereyağımız yanmasın, arpa şehriyelerini kahverengi olana kadar kavuralım.
Zeytinyağımızı da ekleyelim ve yıkadığımız pirincimizi ekleyelim.
Kavurmaya devam edelim. Pirinç şeffaflaşana kadar kavuralım.
Tavuk suyunu ve normal suyu katıp, tuzunu ekleyelim. (tuz kendi damak tadınıza göre)
Önce yüksek ısıda daha sonra kısarak pilavımızı pişmeye bırakalım.
Suyunu çekene kadar bekleyelim ve ocağımızı kapatalım.
Tenceremizin üzerine  kağıt havlu koyup kapağını kapatalım.
Pilavımız demlenmesi için tenceremizi büyükçe bir beze saralım.

10-15 dakika sonra pilavımız servise hazır. Afiyet olsun...

ISPANAK KAVURMALI DÜRÜM






Malzemeler
1 paket ıspanak (500 gr)
1 orta boy soğan
1 domates
1-2 diş sarımsak
1-2 yemek kaşığı zeytinyağ
1 kırmızı kapya biber
tuz- karabiber



Yapılışı
Ispanaklarımızı poşette olsa bir güzel yıkayalım.
Ben sirkeli suda biraz bekletiyorum.
Süzülmesi için bir tarafa alalım.
Soğan,sarımsak,biber,domates malzemelerimizi yemekli doğrayalım.
Bir tencerede doğradığımız malzemeyi zeytinyağında biraz kavuralım.
Elimizle parçaladığımız ıspanağımızı da ilave edelim ve kısık ateşte pişmeye bırakalım.
Su ilavesi yapmıyorum, yeterince suyunu salıyor zaten. Tuz ve karabiberle tatlandıralım.
Suyunu biraz çekince yemeğimiz hazır.


Üzerine sarımsaklı yoğurtla yiyebiliceğimiz gibi lavaşla da  harika oluyor.
Biraz da üzerine beyaz peynir eh tamam işte... afiyet olsun...:)))







29 Ekim 2014 Çarşamba

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN






ATATÜRK'TEN SON MEKTUP
Siz beni hâlâ anlayamadınız,
Ve anlayamayacaksınız çağlarca da,
Hep tutturmuş "yıl 1919, Mayısın 19'u" diyorsunuz,
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övünüyorsunuz.
Mustafa Kemal'i anlamak bu değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bırakın o altın yaprağı artık,
Bırakın rahat etsin anılarda şehitler,
Siz bana neler yaptınız ondan haber verin,
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin,
Mustafa Kemal'i anlamak yerinde saymak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Bana muştular getirin bir daha,
Uygar uluslara eşit yeni buluşlardan;
Kuru söz değil iş istiyorum sizden anladınız mı,
Uzaya Türk adını Atatürk kapsülüyle yazdınız mı,
Mustafa Kemal'i anlamak avunmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil
Hâlâ o acıklı ağıtlar dudaklarınızda,
Hâlâ oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz,
Uyanın artık diyorum, uyanın, uyanın,
Uluslar, fethine çıkıyor uzak dünyaların.
Mustafa Kemal'i anlamak göz boyamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil
Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız,
Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil,
Bilim ağartsın saçlarınızı, kitaplar,
Ancak böyle aydınlanır o sonsuz karanlıklar.
Mustafa Kemal'i anlamak ağlamak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Demokrasiyi getirmiştim size, özgürlüğü
Görüyorum ki hâlâ aynı yerdesiniz hiç
ilerlememiş;
Birbirinize düşmüşsünüz halka eğilmek
dururken,
Hani köylerde ışık, hani bolluk, hani kaygısız
gülen,
Mustafa Kemal'i anlamak işitmek değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.
Arayı kapatmanızı istiyorum uygar uluslarla,
Bilime, sanata varılmaz rezil dalkavuklarla,
Bu vatan, bu canım vatan sizden çalışmak ister,
Paydos öğünmeye, paydos avunmaya, yeter,
yeter,
Mustafa Kemal'i anlamak aldatmak değil,
Mustafa Kemal ülküsü sadece söz değil.




29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE...DİYEBİLENE.....

23 Ekim 2014 Perşembe

KEÇİBOYNUZU TOZU İLE CEVİZLİ KEK


Yumuşak ve bana göre sağlıklı bir kek yaptım.  Belki sizlerde denemek istersiniz.


Malzemeler

2 su bardağı un (elenmiş)
2 yumurta
1 çay bardağı esmer şeker
yarım çay bardağı pekmez
2 yemek kaşığı keçiboynuzu tozu
2 yemek kaşığı yoğurt (Burada Quark var)
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı süt
1 paket kabartma tozu
1 avuç ceviz kırığı




Yumurtaları şekerimizle iyice çırpalım. Sıvı malzemeleri yavaş yavaş katıp çırpmaya devam.
Unumuzu eleyerek kullanalım ki kekimiz iyi kabarsın.
Diğer malzemelerimizi de ilave edelip ve iyice karıştıralım.
Tereyağ veye margarin ile yağladığımız kek kabımıza harcımızı dökelim.
180 derece önceden ısıtılmış fırınımızda 30 dakika alt üst konumunda pişirelim.
Ben turboyu kullanmadım. Kürdan testini unutmayalım...
Kekimiz pişince fırından çıkartıp biraz dinlendirelim.
Daha sonra servis tabağımıza alıp pudra şekeri ile süsleyelim ve servis edelim.
Afiyet olsun...





Keçiboynuzu tozu sanki kakao gibi renk verdi.... Kakaoya bir alternatif olarak düşünülebilir.:)



Ben küçük bir kek kalıbı ve silikon kalıp kullandım, kek harcı tam geldi...

16 Ekim 2014 Perşembe

DART ÖDÜLÜ - PREMIOS DARDOS

DART ÖDÜLÜ - PREMIOS DARDOS





YasemininMutfağından blogunun sahibesi sevgili  Yasemin Keskin Çelik beni ödüle layık görmüş.
Benim sosyal medyada aldığım ilk ödül. Bunun için Sevgili Yasemin'e ayrıca teşekkür ediyorum.
Beni çok mutlu etti. Birbirimizi görmeden burada güzel arkadaşlıklar kurduğumuz için ayrıca mutluyum. 

Bu ödülü almanın belli kuralları var.

1-  Ödül fotoğrafını yayınlamak
2- Size ödül veren blogun bağlantısını eklemek
3- 15 bloga dağıtmak 


Ben de ödülümü 15 bloga dağıtıyorum.

1-  Filizza Ev Yapımı Doğal Ürünler
2-  Vanilins
3-  Marinden Tarifler
4-  Yemek Sohbetleri
5-  Pudra Şekerim
6-  Senem'ce
7-  Kendimce Yemek
8-  Yemekçinin Mekanı
9-  Mutfak ve Tatlar
10- Cigdeminblog
11- Pelince
12- Lacivertgibi
13- Obur muz balığı
14- Özge'nin Oltası
15- Cafe cgtanes 



Herkese çok teşekkür ediyorum ve sevgilerimi gönderiyorum.:))




14 Ekim 2014 Salı

AVAKADO SOS (GUACAMOLE SOS)





Geçen pazar her zamanki gibi evdeydik. Can sıkıntısını en iyi mutfakta atabiliyorum.
Farklı bir şey denemek istiyordum ve dolabı açınca karşıma avakado çıktı:))
Daha önce denemek için almıştım. Güzel olgunlaşmışlar, tam Guacamole sos yapılacak
kıvama gelmişler. Biraz internette sosla ilgili araştırma yaptım.
Filizce bir Guacamole sosu ortaya çıktı. Çok sevdiğim bir meyve değil aslında.
Yinede değişik tatları denemek hoşuma gidiyor.



Malzemeler
3 adet olgunlaşmış Avakado
1 adet kırmızı soğan
3 diş sarımsak
1 adet lime suyu (yeşil limon)
1 yemek kaşığı nar ekşisi
4-5 yemek kaşığı zeytinyağ
yarım çay kaşığı deniz tuzu
yarım çay kaşığı karabiber
biraz öğütülmüş tane karabiber

Yapılışı
Avakadoları ortadan kesip içindeki çekirdeğini çıkaralım.
(Bu arada çekirdeklerini çok sevdim ve fotoğrafta yerini aldılar..)
Soğanı çok minik olacak şekilde doğrayalım. Sosun içinde çok belli belirsiz gözükmeli.
Sarımsakları havanda ezelim.
Avakadolar yumuşak olmalı, kaşıkla kabuğundan ayıralım.
Bir kase içinde avakadoları çatal ile iyice ezelim.
Diğer malzemeleri kaseye alalım ve sos ile özleşene kadar karıştıralım.
Ben çırpma teli ile iyice çıptım. Büyük bir kavanoza doldurdum ve üzerine zeytinyağ
koydum. Bakalım kaç gün dolapta dayanacak.

Bu sos, cips ile çok yakışıyor. Ben ekmeğin üzerine sürüp yedim ve çok sevdim.
Denemekte fayda var diyorum...

Afiyetle....




Çok yararlı bir meyveymiş ve zayıflama işinde de etkileri büyük..  http://www.secilkenar.com.tr/makaleler/saglikli-zayiflama/avakado.html

Avakado hakkında kısa bilgi:
Avakado, anavatanı Orta Meksika olan çiçekli bitkiler sınıfından tarçın ve kafur
ağacını da içine alan defnegilller familyasına ait bir ağaç ve bu ağacın meyvelerinin adıdır.
Bilgi: Vikipedi

KETEN TOHUMLU POĞAÇA



Ben hamur işleri ile bir şeyler yapmayı seviyorum. Ne yapayım genlerimde var herhalde:)))
Trakyalı olarak hamur işini karbonhidratı çok seviyorum....
Aslında iyi değil hepsi yağ ve kilo olarak geri geliyor ama yapacak bir şey yok...
Var tabiii .... biliyorum tabii yapma ve yeme:)))

Neyse yaptım yine ve tarif aşağıda....



Malzemeler
2 küçük kap yoğurt (125 gr paketlerden)
1 yumurta (akı hamurun içine, sarısı üzerine)
125 gr eritilmiş tereyağ
1 küçük çay bardağı sıvıyağ
1 su bardağı ayçekirdekli un
Buradaki Lidl marketinden aldığım un, içinden ayçekirdekleri çıktı
ekmek unu aslında (sonnenblumen-kernbrot)
2,5- 3 su bardağı beyaz un (elenmiş)
1 paket kabartma tozu (buradaki kabartma tozu 15 gr)
50 gr beyaz peynir rendesi
peynirin tuzuna göre tuz ilavesi.. çok az tuz
keten tohumu


Yapılışı
Sıvı malzemeleri bir kapta karıştıralım. Erimiş tereyağını soğutalım ve ekleyelim.
Beyaz unu ve ayçekirdekli unu karıştırarak, hamurumuzu yoğuralım.
Kabartma tozunu ve peynir rendesini de ekleyelim. Biraz yumuşak bir hamur elde edelim.
Çok sert olmamalı bu yüzden unu yavaş yavaş ekleyelim.
Elimizde şekillendirerek fırın tepsimize dizelim.
Üzerine yumurta sarısı sürelim ve keten tohumu serpiştirelim.
Önceden ısıtılmış fırında 180 derecede 25-30 dakika pişirelim.
Kızarınca poğaçalarımız hazır demektir.
Afiyet olsun...




8 Ekim 2014 Çarşamba

HURMALI ŞERBETLİ KEK (TATLI)



Merhabalar:)
Çok uzun zaman oldu bloguma bakmayalı. Yazı çok yoğun yaşadık.
Tatilimizi İstanbul'da evimizde geçirdik. Arkadaşlarla,komşularla,akrabalarımızla 
güzel vakitler geçirdik. Bu arada erkek kardeşimi evlendirdik, güzel telaşlar yaşadık.

Bayramda İspanya'da evimizdeydik. 
Geçmiş Kurban Bayramımız hayırlara vesile olur, inşallah...

Artık daha sık blogumla olmak istiyorum. 
Dün mutfağıma girdim ve sizlere yeni bir tarifle merhaba demek istedim.
Bu tarif, Yemek Zevki dergisinden
Sevgili Yasemin Aslıhan Babalık 'ın (ordanburdanhayattan.blogspot.com)
 (Kayısılı Şerbetli Tatlı) tarifini
filizce değişikliklerle sizlerle buluşturmak istedim.
Biraz revani gibi, biraz ıslak tatlı kek gibi....
Belki denemek istersiniz:))

Malzemeler
25-30 adet orta boy hurma
5 su bardağı su
yarım su bardağı esmer şeker

3 adet yumurta
1 su bardağından 2 parmak eksik toz şeker
2 su bardağı un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
bir miktar tereyağ

Yapılışı
Önce hurmaların çekirdeklerinden ayıklayalım.
Bir tencereye suyumuzu ve şekerimizi koyalım.
Hurmalarıda tencereye alalım ve bir taşım kaynatalım.
Hurmaları şerbetten delikli süzgeç ile bir tabağa alalım.
Hurma yumuşak olduğu için fazla kaynatmayalım ve alalım.
Şerbeti biraz kaynatmaya devam edelim.
Hurmanın kabukları çıktıysa, kabuklarını ayıklayalım.

Diğer tarafta şeker ve yumurtaları krema kıvamına gelene kadar çırpalım.
Un, vanilya ve kabartma tozunu ilave edip iyice karışmasını sağlayalım.

Hurmalarımızı tereyağ ile yağladığımız fırın kabına yerleştirelim.
Üzerine yumurtalı karışımı ilave edip, yayalım.

Ben kelepçeli kek kalıbı kullandım, sizler istediğiniz kalıpta yapabilirsiniz.

150-170 derecede ısıtılmış fırında 30 dakika kekimizi pişirelim.
Fırından çıkarttığımız kekimizin üzerine fırça yardımıyla tereyağ sürelim.

Servis tabağına kekimizi ters çevirip çıkartalım.
Hurma şerbetimizi kepçe ile yavaş yavaş kekimize dökelim.
Biraz çekmesi bekleyelim, dinlensin.
Servis yaparken isteğinize göre hindistan cevizi ile süsleyelim.
Yanına  şöyle bol köpüklü bir türk kahvesi ile harika olur.
Afiyetler olsun...:)


26 Eylül 2014 Cuma

Erişilmesi En Zor Yerlerin Hijyeni için 7'li Püskürtme Sistemli Domestos

Temizlik ve düzen konusunda ne istediğini bilen, tertipli ve özenli bir ev hanımı olduğumu söyleyebilirim. Atalarımızın "Alet işler el övünür" sözündeki gibi, temizlikte de istenilen sonucun etkili ve kısa sürede alınması için, öncelikle doğru ürünlerin kullanılması, bence en önemli noktalardan biri...

Bu uğurda eskiden çocukluğumuzda, annelerimizin hijyen sağlamak için sık sık kullanmak zorunda kaldığı çamaşır sularının o ağır kokusunu düşündükçe, şu anda aslında ne kadar şanslı olduğumuza bir kere daha anlıyorum.. Eski çamaşır suları gibi kokmayan, Domestos’un deterjan katkılı ultra yoğun çamaşır suyu, temizliğe harcanan zamandan da tasarruf sağlayarak, bu işi çok daha keyifli hale getiriyor.


Özellikle tuvalet temizliğinin ne kadar önemli olduğunu, özenli hanımlarımız iyi bilirler. Örneğin; klozetlerin ulaşılması güç yerlerine, ne kadar uğraşsanız da kolay kolay müdahale edemezsiniz. Şimdi görüyorum ki işin uzmanı Domestos, yine bir ilke imza atarak "Domestos 7'li Püskürtme Sistemi" diye bir ürün çıkarmış. Özel olarak tasarlanan kapak dizaynıyla, tazyikli şekilde 7 ayrı delikten kolayca geniş bir alana yayılan ürün sayesinde, erişilmesi en zor olan yerlere bile zahmetsizce ulaşıp, oradaki mikropları da öldürüyor.


"Yaz Güneş" ve "Fırtına Gücü" adlı iki farklı koku alternatifi de sunan, özel tasarım kapaklı Domestos 7'li Püskürtme Sistemli bu hijyen sağlayan ürün sayesinde, klozet ve duvar gibi dikey yüzeylerde gizlenen mikroplara, artık buralarda barınma şansı bırakmıyor.


İçerik: www.usengecsef.blogspot.com
Bir boomads advertorial içeriğidir.

5 Ağustos 2014 Salı

PASTIRMALI PATATES


Çok lezzetli bir atıştırmalık ya da bir etin yanında tamamlayıcı bir yemek...
Büyük oğlum çok seviyor, bu yemeği İspanya'da bir restaurantta yemiştik.
Biz burada kendimize göre yorumladık, severek yiyiyoruz umarım sizlerde beğenirsiniz..:)))

Malzemeler
6-7 adet büyük boy patates
Yarım paket Pastırma
Bir miktar kaşar rendesi (taze kaşar-eski kaşar)
2-3 diş sarımsak yada
1 çay kaşığı sarımsak tozu
3 yemek kaşığı mayonez
1 su bardağı yoğurt
karabiber


Yapılışı
Patatesleri kızartmalık uzun şekilde doğrayalım. Bol sıvıyağda kızartalım.
Fırın kabına alalım. Diğer tarafta yoğurt, mayonez ve sarımsağı karıştıralım.
Patatesler biraz soğuyunca üzerine dökelim. Kaşar rendesini de kabın her tarafına yayalım.
Pastırmalarımızı küçük küçük doğrayıp onlarıda yerleştirelim.
Önceden ısıtılmış 175-180 derecelik fırında 10-15 dakika üzeri kızarana kadar fırınlayalım.
Sıcak sıcak servis edelim. Afiyet olsun.



Bu resim ikinci kez yaptığımın, fırında biraz fazla kalmış şekli:))

SİYEZ BULGURLU EZOGELİN ÇORBASI


Daha önce MakarnaLütfen 
sitesinden sipariş verdiğimi söylemiştim.
Ürünlerini seviyorum, bu sefer ramazanda yaptığım çorbayı paylaşmak istedim.
Çorba karışımı çok pratik, paketin içinde her şey var.
Bize düşen karışımı su ile buluşturup kaynatmak:)
Marketlerde satılan hazır çorbalardan daha sağlıklı ve lezzetli bir karışım.
Ben bir paketin hepsini kullandım çok bereketli bir çorba oldu...
Kalabalık bir sofra için çok ideal.

Kıvamı ve lezzeti çok sevildi.
Biz biraz taneli seviyoruz onun için el blenderinden çok az geçirdim.

Size çok koyu gelirse sıcak su ilavesi yapabilirsiniz.
Bulgurun tadı benim çok hoşuma gitti.
Çorba kaynayıp, kıvamını alınca servis zamanı 
üzerine tereyağ eriterek nane, kırmızı toz biber, acı pul biber yaktım.
Bol limon suyu ile nefis doyurucu bir çorba oldu.

Afiyet olsun...



1 Ağustos 2014 Cuma

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR




Enginar misafir sofralarımın vazgeçilmezi... daha önceleri sevmediğim ama şimdi bayılarak yediğim bir sebze. Yurt dışında enginar çok var fakat kabukları ile satılıyor ve minik enginarlar.
İstanbul'a gelince Sarıyer pazarına gidip ilk işim 20 adet enginar almak oldu:)))
10 adetini bitirdik bile, 10 tanesi de buzlukta beklemede...
Enginar tariflerimi daha önce de paylaşmıştım.
Baklalısını da çok severim, bu sefer havuç ve patatesli tarifimi paylaşacağım.

Malzemeler
Miktar vermek istemiyorum, sonuçta işlem aynı siz istediğiniz miktara göre kendi ayarınızda
yapabilirsiniz.:)) Bu sefer 10 adet enginardan yaptım....

Enginar
Bebek havuç
Patates
Bezelye (bende olmadığı için kullanmadım)
Soğan
Sarımsak
Tuz-şeker
Limon
Zeytinyağ
Dereotu ve bebek havucun yeşil yaprakları

Yapılışı
Enginarları bol limonlu suda bekletiyoruz, ben suya çok az sirke de katıyorum.
Soğan, sarımsak ve havucu zeytinyağında biraz kavuruyorum. Küp doğradığım patatesleri ekliyorum.
Enginarlarımı bu harcın üzerine kapatıyorum. Tuzunu, şekerini ve limonunu ekliyorum.
Biraz zeytinyağ gezdiriyorum. Yeşilliklerini üzerine serpiştiriyorum ve çok az sıcak su ekleyip,
tencerenin kapağını kapatıyorum. Kısık ateşte 40-45 dakika kadar pişiriyorum.
Enginar diğer malzemeye göre daha çabuk pişiyor, kontrol etmeyi unutmuyorum.
Piştikten sonra tencerede soğumasını bekliyorum.
Servis zamanı enginarlarımı tabağa diziyorum ve üzerine garnitürleri yerleştiriyorum.
Dereotu ve limon ile süsleyip masamıza getiriyorum.  Afiyet olsun....





ÇİĞ KABAK SALATASI


Sizlerle bu yaz sıcağında serin serin çok pratik ve lezzetli bir salata paylaşmak istedim.


Malzemeler
2-3 adet kabak
2 diş sarımsak
Bir kase Yoğurt
1 avuç ceviz kırığı
Yarım demet dereotu
Maydonoz (istenirse)
2 yemek kaşığı mayonez (isteğe bağlı)
tuz
zeytinyağ

Yapılışı
Kabakları iyice yıkayalım. 
Kabuklarını soymadan rendenin iri tarafıyla rendeleyelim.
Sarımsakları havanda tuz ile yumuşatıp dövelim.
Büyük bir kasede yoğurt ve mayonezi çırpalım.
Yoğurdun suyunu süzerek kullanırsak daha iyi olur.
Rendelediğimiz kabakların suyunu elmizle sıkarak süzelim.
Yoğurt kasemize alalım, sarımsaklarımızı, doğradığımız dereotumuzu ve
cevizimizi de ilave edelim.
Biraz tuz ve zeytinyağ ekleyip karıştıralım.
Servis tabağımıza alalım, biraz buzdolabında dinlendirelim.
Süsleyerek servis edebiliriz.
Afiyet olsun.





20 Temmuz 2014 Pazar

MUZLU KEK




Çocuklu bir eviz. Yazın oğlanların ve benim misafirim hiç eksik olmaz, olmasın da zaten:)))
Keki de seviyoruz ve bu sefer daha pratik olsun diye hazır paket kekten yaptım.
Çok kolay bir tarif, evde muz olunca muzlu yaptım ama vişne de çok yakışırdı ani...
Bir daha ki sefere vişneli yaparız artık... Ben 2 paket kullandım, kelepçeli kalıpta
1 paket çok kabarmazdı herhalde.. siz nasıl yapmak isterseniz, ben fikir olsun diye sizlerle
de paylaşmak istedim....


Malzemeler
2 paket DR.OETKER Kakaolu kek karışımı
2 adet muz

Yapılışı
Kekimize paketin üzerinde yazan malzemeleri karıştırarak başlayalım.
Kakaoyu karıştırmak için bir miktar sade kek karışımını başka bir kaba alalım.
Kelepçeli kalıbımızı margarin ile iyice yağlayalım.
Ben tabanına yağlı kağıt koydum ve kağıdı da margarin ile yağladım.
Sade kek karışımının bir kısmını  kalıbımıza dökelim. Üzerine muz dilimlerimizi
dizelim. Sonra kakaolu kek karışımını muzların üzerine dökelim.
Kalan sade kek hamurunu da kalıbımıza dökelim ve sallayarak her tarafına yayılmasını
sağlayalım. Kalıbımızı hafifçe tezgaha vuralım. Kek hamurumuzdaki hava gitsin.
175 derecede önceden ısıtılmış fırının ortanın altındaki rafta 45-50 dakika fırınlayalım.
Kürdanla kontrol etmeyi unutmayalım.
Pişen kekimizi çıkartıp biraz dinlendirdikten sonra muz ile süsleyip, servis edebiliriz.
Afiyet olsun...






KAŞARLI YUMURTALI GÖZLEME




Malzemeler
1 kişilik
Yarım yufka
bir miktar kaşar peyniri rendesi
1 adet yumurta
tereyağ

Yapılışı
Yarım yufkanın ortasına kaşar peyniri rendemizi yayalım.
Üzerine yumurtamızı kıralım.
Peyniri yuva gibi yapıp yumurtayı içine kırarsak fazla dağılmaz.
Yufkanın önce uzun kenarlarını, sonra kısa kenarlarını kapatalım.
Teflon tavada biraz tereyağ kızdıralım ve gözlememizi
arkalı önlü pişirelim.
Kısık ateşte ara ara sallayarak pişirelim.
Üzeri kızarınca gözlememiz hazır.
Yumurtamızın çok pişmiş olmasını istemiyorsak daha az tutalım.
Ben ara sıra ocağı biraz açıyorum ve döndüre döndüre pişiyorum.
Ben bu gözlemeyi çok severim, çok doyurucu bir lezzet.
Afiyet olsun.





DOLMALIK BİBERDE PATATES KIZARTMASI



Çok güzel ve değişik bir tarif denedim. İnternette gördüm, gözüme çok şık geldi,
filizce yorumladım ve sizlerle paylaşıyorum... Sizlerde kendi yorumunuzu katıp,
misafirlerinize sunabileceğiniz şık bir alternatif olabilir.

Malzemeler
Patates
Dolmalık biber
taze kaşar
eski kaşar
tuz
kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı

Miktar veremiyorum herkes kendi ev halkı ya da misafirine göre ayarlayabilir.
Patatesleri küp doğrayıp bol sıvı yağda kızartalım.
Kağıt havlu üzerine alalım, fazla yağını süzmek için.
Dolmalık biberleri ayıklayalım, yıkayıp kurulayalım.
Biberlerimizi de kızartalım. Çok fazla kızartmaya gerek yok.
Peynirlerimizi rendeleyelim.
Bir fırın kabına biberlerimizi yerleştirelim, içini kızarttığımız patateslerimizle dolduralım.
Üzerine peynirlerimizi paylaştıralım.
175 derece ısıtılmış fırında kaşarlarımız kızarana kadar fırınlayalım.

Afiyet olsun.

Bu şekilde de çok güzel oldu. Siz üzerine sarımsaklı yoğurt yada domates sos ile de servis edebilirsiniz. Kendi yaratıcılığınızı kullanın arkadaşlar:))))

19 Temmuz 2014 Cumartesi

ÇİKOLATALI GÜLLAÇ


Ramazanın gülü güllaç... Ramazanda ilk akla gelen tatlılardan biri...
Ben çok sevmiyorum ama yapımı çok kolay olunca 1-2 kez yaparım.
Bu ramazan çikolatalısını yapmak istedim. Gerçi daha önce de yapmıştım ama blogumda paylaşmamışım.  Geçen akşam iftara misafirim vardı ve güllaçımı ikram ettim.
Onlara çok değişik geldi ilk defa çikolatalı güllaç duymuşlardı.
Sanırım beğendiler:)))) Çikolatalı olmasına karşın tadı çok hafifti.
Belki sizler de denemek istersiniz...



Malzemeler
7-8 güllaç yaprağı
1 litre+1 su bardağı süt
yarım paket Eti karam bitter çikolata
1 paket kakao
2 su bardağı şeker
2 yemek kaşığı hindistancevizi


Yapılışı
Sütü bir tencereye alalım ve şekeri ilave edip karıştıralım.
Kakao, hindistancevizi ve bitter çikolatayı da ekleyelim, erimesi için karıştıralım.
Sütümüzü kaynatmayalım, ısınınca diğer malzemeler de erimiş oluyor.
Dikdörtgen bir borcama gülaç yaprağını ortadan ikiye kırarak yerleştirelim.
Üzerine kepçe yardımıyla sütümüzü her tarafı ıslanacak şekilde dökelim.
Diğer güllaç yapraklarını aynı şekilde ilave ederek süt ile her katını ıslatalım.
Güllaç yaprağımız bitince kalan sütümüzü eşit bir şekilde borcamımıza dökelim.
Tatlımız hazır, şimdi buzdolabında soğutalım.
Bir gün bekleyince daha güzel oluyor. Sabahtan yapıp, akşam iftar soframızda da servis
edebiliriz.
Servis ederken üzerini istediğimiz malzeme ile süsleyebilirsiniz.
Bizimkiler sade yemeği tercih ediyorlar ama ben fındık ve hindistancevizini tercih ediyorum.

Afiyet şeker olsun:)))